Hintçe içindeki जबरदस्ती कर ne anlama geliyor?
Hintçe'deki जबरदस्ती कर kelimesinin anlamı nedir? Makale, tam anlamını, telaffuzunu ve iki dilli örneklerle birlikte जबरदस्ती कर'ün Hintçe'te nasıl kullanılacağına ilişkin talimatları açıklamaktadır.
Hintçe içindeki जबरदस्ती कर kelimesi haps olunma, rahatslz etmek, hapsetmek, hapse atmak, hapiste oluş., sarkıntılık etmek anlamına gelir. Daha fazla bilgi için lütfen aşağıdaki ayrıntılara bakın.
जबरदस्ती कर kelimesinin anlamı
haps olunma(imprison) |
rahatslz etmek(molest) |
hapsetmek, hapse atmak(imprison) |
hapiste oluş.(imprison) |
sarkıntılık etmek(molest) |
Daha fazla örneğe bakın
और हिटलर को सलामी देने के लिए वे मुझसे ज़बरदस्ती करने लगे। Beni Hitler selamı vermeye zorladılar. |
उसने उनको लिया और उसके बाद वह गराज की तलाशी लेने की ज़बरदस्ती करने लगा। Onları aldı; sonra ısrarla garaja bakmak istedi. |
जब वे उन्हें ढूँढ़ निकालते तब उनसे राजनीति का पार्टी कार्ड खरीदने की ज़बरदस्ती करते। Onları bulduklarında siyasal parti kartı almalarını istediler. |
अगर किसी बहन का अविश्वासी पति उसे वोट देने के लिए ज़बरदस्ती करता है तब क्या? İsa’nın takipçisi bir kadının, inancını paylaşmayan kocası onu oy verme yerine gitmeye zorlaması durumunda ne denebilir? |
15 धर्म-परिवर्तन कराने के लिए किसी के साथ ज़बरदस्ती करना गलत है। 15 İnsanlara dinlerini değiştirmeleri için baskı yapmak yanlıştır. |
उसे या उसकी सुननेवालों के साथ ज़बरदस्ती करने मानो कोड़े मार-मारकर सही रास्ते पर ले जाने की ज़रूरत नहीं पड़ती। Ne onun ne de onu dinleyenlerin zor kullanılarak, yani ceza değneğiyle doğru yola sokulması gerekmez. |
10 तन-मन से यहोवा की सेवा करने की अपनी इच्छा को और भी ज़बरदस्त करने का दूसरा तरीका है, प्रार्थना। 10 Yehova’nın isteğini tüm benliğinle yerine getirme arzunu güçlendirmenin ikinci yolu da dua etmektir. |
झूठ: जो माँ-बाप यहोवा के साक्षी हैं, वे अपने बच्चों के साथ ज़ोर-ज़बरदस्ती करते हैं कि वे उनका धर्म मानें। İddia: Yehova’nın Şahitleri çocuklarına kendi inançlarını zorla kabul ettirirler. |
(मत्ती ७:१३, १४) फिर भी, वे अपने विश्वासों का पालन करने के लिए दूसरों पर ज़बरदस्ती करने की कोशिश नहीं करते। (Matta 7:13, 14) Yine de, başkalarını kendi inançlarına uymaya zorlamazlar. |
अगर कोई अनैतिक कामों में हिस्सा लेने या उनको बढ़ावा देने के लिए आप पर ज़ोर-ज़बरदस्ती करता है, तो आप क्या करेंगे? Biri ahlaksızlık yapmanız veya buna hoşgörü göstermeniz için size baskı yapsaydı, ne yapardınız? |
कभी-कभी, जब उसने कहा कि वह और ज़्यादा बर्दाश्त नहीं कर पाएगी, तो उसका मैनेजर उसे ऐसा करते रहने के लिए ज़बरदस्ती करता। Bazen buna daha fazla dayanamayacağını söylediğinde patronu kendisini devam etmeye zorluyordu. |
क्योंकि परमेश्वर की इच्छा पूरी करने के लिए हम खुद से ज़बरदस्ती करते हैं वह भी इसलिए क्योंकि हम यहोवा से प्यार करते हैं। Çünkü kendimizi doğru bir nedenle, yani Yehova’ya sevgimizden dolayı, O’nun isteğini yapmaya zorlamış oluyoruz. |
वैवाहिक बलात्कार तब होता है जब एक पति अपनी पत्नी पर अत्यधिक बल का प्रयोग करके और लैंगिक रूप से उसके साथ ज़बरदस्ती करता है। Evlilikte tecavüz, kocanın kaba kuvvet yoluyla karısını cinsel yönden kullanmasıdır. |
१९ सृष्टिकर्ता युवाओं या दूसरों को उसके निर्देशनों का पालन करने के लिए ज़बरदस्ती नहीं करेगा। 19 Yaratıcı, gençleri veya diğerlerini rehberliğini takip etmeye zorlamıyor. |
11 इसलिए जवानो, यह बात आपको समझ लेनी चाहिए कि बपतिस्मा लेने के लिए न तो आपके माता-पिता और ना ही कलीसिया के प्राचीन आपसे ज़बरदस्ती करेंगे। 11 O halde siz gençler, şunu anlamalısınız: Ne ana babanız ne de cemaatteki ihtiyarlar sizi vaftiz edilmeye zorlayacak. |
कई गिरजों के विपरीत, साक्षी अपने नन्हें-मुन्ने शिशुओं को बपतिस्मा नहीं देते, मानो व्यक्तिगत चुनाव की गुंजाइश के बिना उन्हें समर्पण के लिए ज़बरदस्ती करना मुमकिन है। Birçok kilisenin aksine, Şahitler sanki çocuklarını kişisel seçim hakkını kullanmadan vakfolmaya zorlamak mümkünmüş gibi, onları daha bebekken vaftiz etmezler. |
यहोवा अपना अनुकरण करने के लिए किसी के साथ ज़बरदस्ती नहीं करता। Yehova insanları Kendisine benzemeye zorlamaz. |
शासन करनेवाली पार्टी के अधिकारियों को जब खबर मिली कि हम राजनीतिक मामले में निष्पक्ष रहते हैं, तो वे हमसे पार्टी का सदस्यता कार्ड खरीदने की ज़बरदस्ती करने लगे। İktidar partisi yetkilileri, politik alanda tarafsız olduğumuzu öğrenince bize zorla parti üye kartı vermeye çalıştı. |
सन् १६२१ से १६२९ तक प्रोटेस्टेंटों को उत्पीड़ित करने के बाद, फ्रांसीसी सरकार ने लगातार दमनकारी तरीके अपनाकर उन पर कैथोलिक बनने के लिए ज़बरदस्ती करने की कोशिश की। Fransız hükümeti, 1621’den 1629’a dek Protestanlarla çatıştıktan sonra, bir dizi baskıcı önlemle onları Katolik cemaatine döndürmeye çalıştı. |
मगर, अपने साथ एक अच्छा रिश्ता कायम करने के लिए वह किसी पर ज़ोर-ज़बरदस्ती नहीं करता। Bununla birlikte, Kendisiyle iyi bir ilişki kurmaya bizi zorlamaz. |
और यह काम करने के लिए वह अपने चेलों के साथ कोई ज़ोर-ज़बरदस्ती नहीं करता। Ve bunu toplumunu zorlamadan yapmaktadır. |
आप किसी व्यक्ति को परमेश्वर में विश्वास करने या आपके निजी विश्वासों को स्वीकारने के लिए ज़बरदस्ती नहीं कर सकते। Bir insan Tanrı’ya inanmaya ya da belirli dinsel inançları kabul etmeye zorlanamaz. |
तो अगर आपके साथ पढ़नेवाले आपकी मौजूदगी में सेक्स के बारे में बात करना शुरू करते हैं या उनके जैसा अनैतिक काम करने के लिए आपसे ज़ोर-ज़बरदस्ती करते हैं, तो आप क्या कर सकते हैं? Öyleyse sınıf arkadaşların senin yanında seks hakkında konuşurlarsa veya seni ahlaksız davranışlarına ortak etmeye çalışırlarsa ne yapabilirsin? |
लेकिन जब मैं खुद एक मरीज़ बनकर अस्पताल में भर्ती हुआ, तो मैंने जाना कि डॉक्टरों के ज़ोर-ज़बरदस्ती करने पर खून लेने से इनकार करना और अपने विश्वास को बनाए रखना इतना आसान नहीं है। Ancak kendim hastanede yatan bir hasta durumuna düşünce, kan naklini reddetmenin ve doktorların güçlü ısrarlarına rağmen imanı korumanın kolay olmadığını öğrendim. |
हम किसी पर भी हमारा साहित्य लेने की ज़ोर-ज़बरदस्ती नहीं करते। Her dinden ve her kültürden insana hitap eder. |
Hintçe öğrenelim
Artık जबरदस्ती कर'ün Hintçe içindeki anlamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğunuza göre, seçilen örnekler aracılığıyla bunların nasıl kullanılacağını ve nasıl yapılacağını öğrenebilirsiniz. onları okuyun. Ve önerdiğimiz ilgili kelimeleri öğrenmeyi unutmayın. Web sitemiz sürekli olarak yeni kelimeler ve yeni örneklerle güncellenmektedir, böylece bilmediğiniz diğer kelimelerin anlamlarını Hintçe içinde arayabilirsiniz.
Hintçe sözcükleri güncellendi
Hintçe hakkında bilginiz var mı
Hintçe, İngilizce ile birlikte Hindistan Hükümeti'nin iki resmi dilinden biridir. Hintçe, Devanagari yazısıyla yazılmıştır. Hintçe ayrıca Hindistan Cumhuriyeti'nin 22 dilinden biridir. Farklı bir dil olarak Hintçe, Çince, İspanyolca ve İngilizce'den sonra dünyada en çok konuşulan dördüncü dildir.